3 Mayıs 2009 Pazar

Nil Karaibrahimgil-Nil Kıyısında




Son zamanlarda dinlemekten fazla derecede zevk aldığım bir albüm "nil kıyısında" Kah eğlence Kah hüzün herzaman ki gibi herşeye doyuruyo nil bizleri...Favari parçalarımda Eminim sevmediğine,Aşkımız herzamanki gibi tehlikede,Çok canım acıyo,Ne garip adam...Umarım sizlerde dinlemekten zevk alırsınız.Keyifli dinlemeler...

Hande Yener-Hayrola




Kendini elektronik müziğin kraliçesi olarak gören Hande Yener yeni albümü yayınlamayı Hayrola'yı piyasaya sürdü.Henüz dinleme fırsatım olmadı dinlemediğim hiç bir şeyi burada yayınlamayı sevmediğimi bilirsiniz ama fazla geç kalmak istemedim.Bir önceki albümünü başarılı bulmuştum tarzı böyle başka bir güzel oldu ancak insan geçmişini bu kadar çabuk unutmamalı.Aslında biraz çoğu kişi gibi bana sansasyonlarıyla çakma madonna gibi gelsede müziğini beğeniyorum zaten önemli olanda bu olsa gerek.Keyifli dinlemeler.

Sıla-İmza




Bir önceki kaseti kadar güzel dinleyenlere tavsiye edilir.

Yanılsamalar Kitabı


Karisiyla iki küçük oglunu bir uçak kazasinda yitiren David Zimmer, yasayan bir ölüye dönüsmüstür, kederini alkole gömerken günlerini kendine aciyarak geçirmeyi sürdürür. Bir gece televizyon izlerken, sessiz film döneminin komedi oyuncularindan Hector Mann üzerine bir belgesele rastlayinca hayata bakisi bir anda degisir. Altmis yil önce ansizin ortadan kaybolan ve o zamandan beri kendisinden haber alinamayan bu gizemli oyuncunun filmlerinin pesine düsen, Avrupa ve Amerika'da dolasan David, sonunda onun hakkinda bir kitap yazar. Kitap yayinlandiktan hemen sonra aldigi ve baska bir dünyadan gelmise benzeyen ilginç bir mektupla hayati geri dönülmez biçimde degisecektir. Soluk kesici bir tempoda ilerleyen bu sasirtici roman, okuru gülünçle trajik olanin, gerçekle hayalin, siddetle yumusakligin birbirinin içinde eridigi bir imgeler evreninde dolastiriyor. Önceki romanlarinda oldugu gibi rastlantilarin insan yasaminda oynadigi rolün altini çizen, bütün olaylarin birbirine baglanip çözüldügü "Yanilsamalar Kitabi", Amerika'nin en güçlü ve özgün yazarlarindan Paul Auster'in, içerigi en yogun, duygusal yani en zengin romanlarinin basinda geliyor.

Yazı Odasında Yolculuklar


Bir yatak, bir yazı masası ve bir iskemleden başka bir şey bulunmayan, tek kapılı, tek pencereli bir oda. Yaşlı bir adam, bu odada belleğini yitirmiş olarak uyanır. Kim olduğunu, buraya nasıl geldiğini anımsamaz. Odaya gelen belli belirsiz kişiler, Bay Boş'a anımsayamadığı suçlar yöneltirler, kimliği ve geçmişine ilişkin örtük sözler ederler. Tavana gizlenmiş bir kamera durmadan fotoğrafını çeker, bir mikrofon odadaki her sesi kaydeder. Biri izlemektedir sanki. Günümüz Amerikan edebiyatının en yaratıcı yazarı Paul Auster'ın yeni romanı Yazı Odasında Yolculuklar, gizemli metinleri, bilmece kimlikleri, kahramanının gizli geçmişi ve belirsiz işkencecisiyle belki de yazarın en tuhaf romanı. Ama Bay Boş'un dünyasının bizim dünyamızdan çok da farklı olmadığını düşünürsek, belki de o kadar tuhaf değil. Bay Boş'un kurmaca yaşamı, Kafka, Beckett ve Borges'in yarattıkları dünyadaki yerini alırken, günümüz gerçekliğini tüm ürkünçlüğüyle sezdiriyor okura.

Zıvanasız Denemeler


Canım hocam hocaların hocası ....Yusuf hocamın kitaplarından ilk okuduğum kitaptır içinizde bir isyan varsa buyrun bastırmayın aşağıda kitapla ilgili heryerde bulabilceğiniz (araştırırsanız tabe...) bir yazı kitap arkası yani yayınlıcağım kitapların bir çoğunu buna benzer yazılarla yayınlamak istiyorum .Ve şimdilik okuduğum kitaplarla yetinmek zorundasınız okumadıklarımın altına not düşüceğimden emin olabilirsiniz keyifli okumalarBu kitap; şair, yazar Yusuf Eradam'ın Aşk Bir Şiddet Eylemidir'den sonraki ikinci deneme kitabı. Bu kez zıvanasından çıkmaya karar vermiş, çünkü dil ve biçem rejimi yapmaktan, yasal ve ahlaklı memur olmaktan ve ideoloji gereği, zıvanasında toz kaldırmadan efendi efendi hocalık yapıp yazmaktan usanmış. Bu kitapta; edebiyattan siyasete, sinemadan masallara, mitlerden günlük hayatın ritüellerine, göstergelerine, yaşantısal bilgilerden hayata, ölüme, aşka, cinsel rol ve alışkanlıklara ya da iktidara ilişkin birçok konuda yazarın ahkam diye nitelendirdiği görüşlerini okuyacak ve sürü ruh haline endeksli, önyargılarla beslenmiş, borsa değeri hep düşen zıvananızdan çıkmak üzere sivil itaatsizlik yapmak için gerekli cesareti toplayacak, büyümekten vazgeçecek, kendinize ihanet etmemeyi öğreneceksiniz.yusuf eradam

Vanilyalı İdeoloji


"Burn, mother fuckers, burn!" şarkısını söylermiş Irak'a bombalarıyla ölüm yağdıran Amerikan askerleri. Michael Moore'un romantik filmi "9/11 Fahrenheit'da bundan keyifle söz ediyorlar. Bu kitapta, dünyaya bir vahşet filmi izlettiren Amerikalı makiniste "Boyun devrilsin; yüzün kara olsun; toprak başına!" diye beddua edebilirdim, kalkancı sisi arkasına saklanıp 32 kısım tekmili birden savaş ve aşk temalı kahramanlık öykülerini bize aşure niyetine yedirdiği için. Hatta, tıpkı bu şarkının sözleri ile küfredebilirdim Amerika'nın payidar olmak için dünyayı kana bulayarak yol alan imparatorluk ideolojisine. Ama bedduadan ya da küfürden daha fazlasını yapmak gerekir. Amerika ve İngiltere'nin, tüm Anglo - Sakson Hıristiyan aleminin binlerce yıldır masallarla, söylencelerle, söylenenlerle yoğrulmuş ve mutlak gerçeklikler gibi hayatımızı yönlendiren, kimliğimizi şekillendiren hastalıklı belleğini imha etmek şarttır; bu aşk soslu, "savaş ve hayatta kal!" komutlu bellek ortadan kaldırılırsa, vahşi kapitalist Batı'dan eser kalmayacaktır. Batı'ya yaptığı her işte haklı olduğunu söyleyen bu bellektir. Amerika ve onun destekçisi tüm zevat küresel belleği oluşturmaktadır ve bu tektipleşmeye 'Dur' demek gerekmektedir.Yusuf Eradam

Gül Kanadı Dudağım


...gelin size devramber aldım gazoz aldım/ makiniste yol verdim filmi de geri sardım/ sizin için tuttum bu sandalyecileri/ buyrun lütfen buyrun oturun/ film bittimi yıldızların altında/ başucuma bembeyaz bir gül/ iki de fesleğen koyunKitap arkasından....

DKNY Boyfriend Jeanleri







Dkny'nin boyfriend jean'i vala süper kombin bayıldım.

Balmain













































































































































































































































































































Mary-Kate Olsen





















































































































































































































































































Nasıl oluyo bilinmez ama genelde her yerdeler ve hep çok izlenenler...Evet evet Olsen ikizleri ...Kimi beğenir Kimi beğenmez ama nedense hep takip edilirler Çoğu kişide (tabi stili olmayan maymuncuklar) onu taklit etmekten kendilerini alıkoyamazlar Benim fikrim stilsiz olmaları biz bölelerine tarz yoksunu marka maymunu diyoruz...Çok acımasız oldu belki ama fikrimdir ne yapalım

LinkWithin

 
Fashion Blogs - BlogCatalog Blog Directory