29 Nisan 2010 Perşembe

PAUL AUSTER - TİMBUKTU


Bu güne kitapla başlayalım istedim uzun zamandır kitap postu yollamamıştım bu ara burdakileride facebook a aktarmakla meşgulüm ama olsun daha önce hazırladıklarımdan birkaç tane paylaşmak istiyorum.Yaklaşık 4 sene önce okumuştum Timbuktu'yu ve bir yazar hayata köpeklerin gözüyle nasıl bu kadar başarılı bakabilir diye şaşırmıştım.Köpeklerin bir çoğunun en çok çocukları sevmediğini ve bunun nedeninin onların köpeklere zarar vermesi ve dalga geçmesi hatta incitmesi olduğunu yine bu kitapta okumuştum.Hayvanları daha iyi anlamak için mükemmel bir fırsat hem fazla uzunda değil çabucak biter .(uzun kitapları sevmeyenler var ondan)Alın okuyun tavsiyemdir.
ARKA KAPAK
Pek çok insanın köpek muamelesi gördüğü bu dünyada, Paul Auster bir köpeğin yaşamının öyküsünü anlatmayı seçmiş. Bu kısa ve olağanüstü kitabı okurken, Kemik Bey gibi düşünmemizi, duyumsamamızı, dahası hayal etmemizi sağlamış. Auster, kendi türümüzün dışına çekilerek, kendi kendimize yepyeni bir gözle, evlerimizde yaşayan bu sevecen ve yarı-gizemli hayvanın gözünden bakmamızı olanaklı kılmış.
SALMAN RUSHDIE

Timbuktu, günümüzün Amerikan edebiyatının en yaratıcı yazarlarından Paul Auster’ın en dokunaklı romanı belki de. Brooklynli evsiz barksız bir şair olan Willy ve onun can yoldaşı, sırdaşı Kemik Bey’le birlikte bir insanlık yolculuğuna çıkarıyor okuru. Auster, bize insanlığımız konusunda öğretecek çok şeyi olan bir köpeğin ağzından, benzersiz bir sevgi öyküsü anlatıyor. İnsanlık durumuna alaycı, hüzünlü, ama bilgece bir bakış getiriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

 
Fashion Blogs - BlogCatalog Blog Directory