31 Mayıs 2010 Pazartesi

VOGUE TÜRKİYE HAZİRAN 2010




İşte bu diyorum…
Bu Vogue Türkiye ‘nin dördüncü sayısı ve en iyi sayısı( tabi ki bence)

Şimdiye kadar hiçbir sayısını yorumlamadım ama bu sayıyı yorumlamadan geçemeyeceğim...

Bilenler bilir benim Vogue Paris’e olan hayranlığımı yerine ne İtalya’yı ne İngiltere’yi nede Amerika’yı koyabilirim.Hep bir soğuktum Vogue Türkiye ’ye karşı ,aslında bizimdi ama bizim olması ne derece doğruydu .Biz gibi miydi?Vogue gibi mi? Yoksa Vogue bizmiydik. Hep varolan ,burada içimizde büyüyen zengin kültürümüzle beslenen moda olgusumuydu .Hep tartıştım içimde, hep eleştirdim, hep sorguladım ama en sonunda yazmaya karar verdim.Çünkü bu sayıyı bir daha söylemek istiyorum kesinlikle SEVDİM !!!
Önce kapak …Kapak bambaşka ;en aydınlık , en aydınlatıcı ,en fresh kapak …Çağıran ve mesajlar gönderen; yaz geldi haydi diyen, enerjiyi yükseltme zamanı budur diyen bir kapak…Boğazın serin sularının yeşilini ,mavisini Leıgh Lezark ın parlayan yeşiliyle bir kez daha içimize çekmek ve sindirmek…Beyaz bembeyaz tıpkı yaz gibi tıpkı biz gibi…Dokunmaya korkacağınız kadar sıcak , sizi bir çırpıda saran rüzgar kadar serinletici…İşin aslı sade ve şehvet dolu…
Vogue bu sefer başarmış bizim gibi olmuş Türkiye gibi olmuş…Bizlerin sıcaklığını , hissiyatını ,gösteriş severliğini almış tıpkı biz gibi tıpkı Türkiye gibi farklılıkların kaynaşmasını bizlere büyük bir süzgeçten geçirip evlerimizin içine tekrar ve tekrar biz gibi misafir etmiş.İlk sayı Bodrum Mardin , ikinci sayı Antakya , üçüncü sayı İztuzu ve şimdi Büyükada demiş
Alaçatı demiş bizi bize ,modayı bize biz gibi anlatmış.
Bu sayı renklerle ,enerjiyle , kıpır kıpır ,sıcak ,kışkırtıcı ve taptaze geldi.Tıpkı yaz gibi geldi.
En Vogue sayfaları vazgeçemediğim yazın neşesini hep hissettiren ve daha öncede söylediğim gibi bronz tende bambaşka duran neon renklerle , minimalizmin tutkusuyla, benim daha önceki postlarımda paylaştığım gibi sepet havasındaki hasırlarla , efsanevi Hollywood starlarından esinlenen plaj stilleriyle tavladı beni …Vogue Stil sayfaları tasarımcı ve stilistlere yer vererek benden tam puan aldı(.Meslektaş dayanışması nede olsa.)Yine Stil sayfalarında davetler için ve iş kadınları için kombin önerileriyle stil danışmanı edasıyla fikirler sunarak bir çok kişinin yardımına koşmuş.Ve yine Stil sayfalarında en sonunda benim bloğumun önüne geçerek , mayo seçimleriyle ilgili tavsiyeler vermiş.Detay sayfalarının Büyükada çekimlerindeki seçimlerine kesinlikle tam puan verdim.Düşes bölümü ilk sayıdan beri vazgeçilmezlerim arasında zaten yerini almıştı.Flaş sayfalarında yazacak çok şey vardı ama hiçbirini atlamadan taşımışlar.Sanat sayfalarını gözlerimi kırpmadan çevirdim.
Bu derginin modaya dokunuşu kadar , sanata dokunuşuna da tapıyorum.
Ne demiştik moda bir dinse kutsal kitabı tartışmasız Vogue tur.Vogue modadır (Vogue tur), Vogue (moda) sanattır.İşin özü moda sanattır.
Bakış sayfalarında da duayen Cavalli ve İpek Çalışlar ile giriş yapıp temmuzda beklediğimiz Michael i haziranda bizlerle kavuşturmuş.Nostalji bölümünde ise doğru seçim yaparak Filiz Akın demiş.Fotoğraflarda Alaçatı başta olmak üzere İstanbul ve Londra çekimlerini fazla derecede beğendim.

Kısacası diyeceğim ;ama baya uzun olan yazımda sonuç olarak kapağını önüyle arkasıyla :) içini ise tamamıyla sevdim.
Beğendim , sevdim , paylaştım…
Buyurun bakalım…

25 Mayıs 2010 Salı

SEX AND THE CİTY 2

















Sex And The City 2 filminin Amerika galası dün gece yapıldı.Canlı izleyemesemde face e gelen resimleri azda olsa yorumlama imkanım oldu.En büyük takdiri Sarah Jessica Parker topladı.Yukarıdaki resimler New York galasından ama 4 haziranda Türkiye galasıda yapılacak olan filmin kendisinden çok kıyafetleri konuşlmaya başlandı bile.... Vogue Türkiye sayfasına girin davetiye şansınız olsun diyoruz.


Sarah Jessica Parker-Valentino Couture

Kristin Davis-Jean Desses Vintage

Cynthia Nixon-Carolina Herrera

Kim Cattrall-Naeem Khan

DETAY; LOUİS VUİTTON İLKBAHAR-YAZ KOLEKSİYONUNDAN



Louis Vuitton 'un İlkbahar-Yaz koleksiyonundan açıldığında clutch kapandığında kese şeklini alan ilginç bir tasarım. Louis Vuitton ' un Pochette Nightbird olarak isimlendirdiği çantanın renk olarak da mor ve siyah rengi mevcut resimlerde her ikiside var....

Fiyatı;1340€

ATHENANIN EN "PİS" ALBÜMÜ ...






Efendim Athena Yunan mitolojisinde akıl , sanat , strateji ve barış tanrıçasıdır ,babası tanrıların tanrısı zeus v.s. diye başlayıp mitoloji sapkınlığımı sizede bulaştırmak istemiyorum.


Tabiki bahsettiğimiz athena Türkiye nin yegane Ska, Punk müziği yapan , Gökhan ve Hakan kardeşlerden oluşan müzik grubumuzdur.


Evet konumuz belli olduğuna göre başlayalım athenanın müzik macerasından anektodlar anlatmaya...

23 Mayıs 2010 Pazar

ERKEKSİ KADINSILAR...


Daha önce sezon trendleriyle ilgili yazımdan da hatırlarsınız , bayanların maskülen hallerine bir çok yorum yapmıştık.
Yazıya Buradan ulaşabilirsiniz.
Vogue Paris June/July sayısında Raquel Zimmerman ile bizlere bunun ne kadar seksi olabileceğini gösteriyor.
Evet doğru detaylar vurgulandığında ben kadının erkek gibi giyindiğinde seksi olduğunu düşünenlerdenim.Tıpkı sabah uyandığında sevgilisinin gömleğini giyen bayanlar gibi hayal edin :)))
Raquel siz günüm geçmez oldu :) Vogue Paris postlarında sıksık yer alıyor kendisi ve biz şikayetçi değiliz değil mi?
Beğendim , paylaştım...
Buyurun bakalım...

ŞOK GÜZEL "KRON"LAYIN BENİ.....

Ünlü mağaza zincirlerinden KronKron son zamanlarda bu tasarımlarla konuşuluyor.
Sahiplerinden Hugrun Arnadottire ve Magni Porsteinsson ' un tasarladığı ayakkabılar zıt renk ve kombin renk uyumları ile dikkat çekiyor.
Bana bir çoğu oxfordun topuklu ve farklı versiyonları gibi gelsede , fiyonk bağcık ve renk kesimlerine bayıldım...

PUANTİYE YAĞMURU ...

Sezonun vazgeçilmez detaylarından biri olan puantiyeleri style.com bir çok parçada ,bir çok markayla ilişki halinde yayınlayınca ne duruyorum bende yayınlıyım dedim:)
Tıpkı çiçek desenleri ve çizgiler gibi ayakkabıdan çantaya , tshırtten yeleğe , şaldan bileziğe , tulumlardan bikiniye kadar giyimin her parçasında , aksesuarında görmek mümkün...
Özellikle yukarıdaki appakları , alttaki şalı ,tulumu , yeleği , bikiniyi , babatleri pek bi sevdim...
Sevdim , paylaştım ...
Buyurun bakalım...

BİRAZ VOGUE PARİS BİRAZ GİVENCHY AMA EN ÇOK RİCARDO TİSCİ...

Beni takip edenler Vogue dergileri içinde ençok Vogue Parisi takip ettiğimide iyi bilirler.E malum modanın anavatanı Paris olunca ....
Genel de ağzımın suyu akarak çevirdiğim sayfaların bizim Vogue da da yer alması dileğiyle biraz uzunca olacağı şimdiden belli olan yazımıza başlayalım ....
Keyifli seyirler ve okumalar ...
Buyurun bakalım....

DETAY;MARC BY MARC JACOBS İLKBAHAR-YAZ KOLEKSİYONUNDAN...


Biliyorum son zamanlarda detay bölümüne gerekli önemi gösteremiyorum ama daha önce taslak olarak hazırladığım bu postlar imdadıma yetişmekte...

Marc by Marc Jacobs İlkbahar-Yaz koleksiyonunda yer alan bol zımbalı ve kese şeklinde çanta , iki şekilde kullanıma uygun omuzda veya elde taşımak için..
Beğendim , Paylaştım...
Buyurun bakalım ....
Fiyatı;395€

22 Mayıs 2010 Cumartesi

VOGUE US HAZİRAN 2010

Raquel Zimmerman son zamanlarda gözüme ençok takılan modellerden biri haline geldi.Başarılı işlere imza atması buna sebep olabilir.
Fotoğraflar photoshoplu edasında olsada pozların doğallığı çok ama çok hoşuma gitti.Bu sefer Matthew Morrison da ona eşlik etmiş amaaaaaaan iyide etmiş.
Beğendim , paylaştım....
Buyurun bakalım...

VOGUE PARİS ' İN MAKYAJ OYUNU..

Aslında hep merak ederim Makyaj olayının kurallarını genel olarak nasıl ve kim koymuştur diyee...


Belkide kural kelimesi Bana uymuyo ondandır.Makyajda kuralsızlığı ve uçukluğu defilelerde görmeye alıştık sanırım ...


Peki gündelik hayatta bunu uygulamak ne derece doğru olur tartışılır sanırım.Ben bi zamanlar 3 zıt rengi bir arada ve koyu rengi içten başlayarak yapardım makyajı ama sonra "aybe ne " diyenlerin aynısını yapmaya başladığını gördüğümde o tür makyajdan vazgeçmişimdir.


Ama Vogue Paris in bu makyaj oyununu çok sevdim.Hani şöyle gündelik hayatta filmlerdeki depresif ve ağlayan kadın sendromuyla sürülen kırmızı rujun siler gibi bulaştırılarak dolaşılmasının nasıl karşılancağını merak ediyorum açıkcası...


Evet düşüncelerinizi tahmin ediyorum ama bunları merak merak ediyorum işte...


Sadede gelirsek Beğendim ,Paylaştım ....


Buyurun bakalım....

21 Mayıs 2010 Cuma

DETAY;VERSACE İLKBAHAR -YAZ KOLEKSİYONUNDAN...





Bu yazın hayran olduğum ayakkabılarından birisi detay bölümünde ile paylaşmak istedim sizlerle ...Yakından bakalım ama ağzımızı kapatalım :)Buyurun bakalım ...
Fiyatı:1934€



















MARC JACOBS 'DAN BANG !!!!


Uzun zamandan beri beklenen oldu ve Marc Jacobs bombayı patlattı...Evet Bang isimli erkek parfümü çıktı çıkacak.Temmuz ayının sonlarında piyasada olacak parfümün reklamlarında da kendisi poz veren Marc cüretkarlığıyla bir kez daha şaşırtmadı.Yani en azından ben şaşırmadım :) Son zamanların modası olan tasarla kendin poz ver modasına uymuş ve güvendiği vücuduyla objektiflerin karşısına geçmiş.Şişe tasarımı adıyla uyumlu ve ilginç olmuş.Pozuna da artık yorum yapmıyım diyorum.İlk benden duyun istedim.Buyurun bakalım.

SKİNNY'DE SON NOKTA ...

Amerika temelli bir firma olan OAK bir kaç sezondur skinny pantalonların bu şalvarımsı modellerini gözümüze sokmakta kararlı gibiydi. Bende sizlerle paylaşmak istedim.Ne dersiniz nasıl durur nasıl olur ? Düşük ağlı oantalon giyipte skinnylerle rahat edemeyenler için düşünüldüğünü varsaydığım model bence ikisindednde daha rahatsız duruyo...Paylaşmak benden tercih sizden .Buyurun bakalım.....

19 Mayıs 2010 Çarşamba

VOGUE CHINA HAZİRAN 2010 { CHANEL IMAN BY THOMAS SCHENK}

Vogue Chına Haziran 2010 sayısında Chanel ' le coşuyor...
Bildiğiniz Chanel değil Bildiğimiz Chanel 'le :)
Yani Chanel Iman 'la ....
Thomas Schenk 'in objektifinden bizlere hediye edilen fotoğraflarda bu yılın yaz trendlerinden parçalar hareketli ve neşeli görüntüler eşliğinde bizlere sunuluyor.
Eee benimde paylaşasım geldi.
Buyurun bakalım ...

ALANA ZİMMER BY MAX ABADİAN



Bazen çok şey yazmak istiyorum paylaştığım fotoğraflarla ilgili bazende hiç yazmadan yayınlamak istiyorum.
Dergi çekimlerine çok fazla yorum yapmadığımı sizde bilirsiniz.Yorum yapmam çünkü genelede sevdiklerimi paylaşırım ve fotoğrafların kendilerini anlattıklarını düşünürüm her bakan kendi keşfeder bence ....

Bu fotoğraflarda beğendiklerim arasında yerini aldı yaz deyince akla rengarenk görünümlerin hepsi mevcut gerek mekanlar gerek kombinler gerekse renklere bayıldım ....
Kanada' nın ünlü moda dergilerinden Flare 'in Haziran ayı çekimlerinden biri olan bu fotoğraflar Max Abadian ' ın objektifinden Alana Zimmer 'le birleşerek bizlere yansıyan kısmı olmuş...

Ve sizlerle paylaşmak istedim.
Buyurun bakalım...

BANA BİRAZ MİRANDA ' DAN BAHSET CHUCK ...



Sizlere daha önce bahsettim bilmem ama ben bu kızı seviyorum :)

Gerek podyumdaki duruşu gerek fotomodelliği hep beğenimi toplamıştır.Herşeyden önce masum ve şirin bir yüze sahip olduğu için dikkatimi çekmişti ama sonralarda başarılarıyla göz doldurmaya devam etti.

GQ Haziran sayısında iç çamaşırlarıyla karşımıza çıkan Miranda ne kadar masum görünsemde ben çekici bir kadınım diye haykırıyor .... Oldukça cüretkar olan fotoğrafları sansürsüz yayınlıyorum:))


Buyurun bakalım ....

18 Mayıs 2010 Salı

PAUL AUSTER - SON ŞEYLER ÜLKESİNDE

Biliyorum bu ara fazla derecede boşladım blogumu ama hep moda, hep alışveriş değil bunlar gibi bi merakım daha var biliyosunuz kitaplar ....Bu ara kitap fuarından çıkmaz oldum hergün başka yazar başka söyleşi başka şiir dinletisi olduğu için genelde vaktim orda geçiyor.İkinc günü gitme fırsatı bulduğum fuardan bir çok kitap alma şansım oldu.Bir çoğunu facebook sayfamda paylaşsamda sizleride bu görüntülerden mahrum etmicem merak etmeyin :)Aslında genelde okuduklarımı burda paylaştığım için yinede mahrum sayılmazsınız.Şimdi gelelim asıl meselemize bugün sizlerle yine bir Paul Auster kitabı paylaşıyorum , son zamanlarda böle bi ülkede yaşar gibi hissetsemde yinede umut etmekten başka hiç çaremiz yok diyor ve kitabın okunmasını önemle rica ediyorum.

Her türlü üretimin, her türlü yaratımın durduğu, umutsuz, umarsız bir ülke. Evsiz barksız insanların doluştuğu adsız bir kent. Hırsızlığın suç sayılamayacak kadar yaygınlaştığı, ölümün tek kurtuluş olarak görüldüğü, artık kimsenin çocuk doğurmadığı bir cehennem kent. Çöplerarasında bulduğu eski nesneleri satarak geçinen 19 yaşındaki Anna Blume’un, ağabeyi William’ı ararken onca yoksunluğun ortasında bile dostluğu ve aşkı buluşunun öyküsü.

Paul Auster, bu kez, Ay Sarayı’ nda, New York Üçlemesi’ nde, Şans Müziği ’nde, Yanılsamalar Kitabı ’nda, Yükseklik Korkusu’ nda anlattıklarından çok farklı bir öykü, fütüristik bir karabasan anlatıyor. Son Şeyler Ülkesinde, gerçekten de her şeyin sonu yaşanıyor. Ama Auster ’ın benzersiz bir üslupla betimlediği bu ülke, belki de yaşadığımız dünyanın bir gölgesi, bir izdüşümü. Her ülkenin okuru, Son Şeyler Ülkesinde’ yi okurken, bu ülkeyi tanıdığı duygusuna kapılabilir.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

10 MODA TANRISI...

1o dergisi 10.yılını 10 moda ilahına adamış.Valla benim gözlerim MCQUEEN ve MARC JACOBS ' u aradı.























































ZARA TRF MAYIS LOOKBOOK



















































































































































































































LinkWithin

 
Fashion Blogs - BlogCatalog Blog Directory