21 Temmuz 2010 Çarşamba

2011 ERKEK KOLEKSİYONLARINDAN - GALLİANO HİKAYESİ...



Bir çok yerde koca puntolarla haykırılsada "bu erkeklere neler oluyor ","geleceğin erkeği transparan giyecek"," erkeklere kadın mayosumu geliyor" diye ...


(Bu arada aklıma koca puntolar deyince Nazım Hikmet geldi ne güzelde yazmıştı "Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla : Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala " en sevdiğim şiirlerinden biridir aklıma gelmişken yazmazsam olmaz...)



Korkmayın erkekler bi şey olmayacak , acımayacak , geçecek :)))Yıllardır kadın modasını farklılık yaratmak adına pespaye hale getiren bir çok erkeğe diyet ödetme vakti geldi diye düşünenlerden değilim.Bu iş aynı okuldayken sergilediğimiz avangard deri tasarım sergisinde maruz kaldığımız sorulara benzer durumda ...


"Bunlar giyilir mi " ...


O zamanlarda da çok güldüğümüz bu yorumların benzerlerini şimdiki gazetelerin eklerinde görmek ayrı bir zevk...Evet erkekler tam anlamıyla olmasada kıyafet yönünden devrim yaşıyor.Ama modanın ilerleyişi ve kadının erkekleşmesi gibi erkeğinde bi şekilde kadın modasından etkilenişini göz önünde bulundurursak beklenen son diyebiliriz.






İşin aslı toplumumuzun bir çok dalında kadının gördüğü muamelenin olay olmaması ama erkek aynı durumdan muzdarip olunca fırtınalar kopmasıyla eşdeğer.İşi eşcinselliğe vardıran hatta takım elbise giyince kendini erkek sanan tiplerde azımsanmıcak kadar çok...


Ben erkeğin renklenmesine karşı değilim ama bir çok feminen detayı sadece podyumlarda görmekten yanayım.Giyen olursada vizyonu geniş biri olarak yadırgamam doğrusu...


Neyse bu kadar nutuktan sonra sebebi ziyaretimize geçelim :)


Ben Modayı Galliano nun lunaparkı olarak görüyorum ve bir çok defilesini şimdi ne yaptı gözüyle , heyecanıyla , merakla bekliyorum.Her seferinde bu heyecana değiyor ve etkisinden kurtulamadığım bir koleksiyon sunuyor.Bu koleksiyonda öle olmuş erkek kıyafetlerini almış ve istediği her kılığa soktuğu bir kabare haline getirmiş.Hikayeler anlatmayı seviyor bende hikayeler anlatan tasarımcıları seviyorum.Tasarımın yarısı hikayedir çünkü çıkış noktanız ilham kaynağınız devamlı başrol oynar.Her hikayenin bir kadını/erkeği vardır ve siz onları giydirirsiniz.Benimde her koleksiyonumun bir hikayesi verdı hatta üşenmez o hikayeleri kaleme alırdım.Hocalarımın en çok dikketini çekende belkide bu yönüm olmuştur.



Gelelim Galliano hikayesine defile saat çarklarının arasından adeta zaman makinasıymış edasında fırlayan Charlie Chaplin betimlemesiyle başlıyor.mnakenlerin makyajları tamamiyle Charlie Chaplin ilhamının etkilerini taşıyor.


Bir çok koleksiyonda vurgulandığı gibi kuşak detayını yer yer halatlarla kendi uslubuyla vurgulayan Galliano "stripe" trendinden etkilenişiyle ve kısa harem pantalonlarlada beni kendine hayran bırakıyor.








Sonrasında hikayeye yeni kahramanlar giriyor.Bu kez ilham kaynağı Thomas Mann in kitabından uyarlama Visconti imzalı "Venedikte Ölüm "filmi oluyor.
Bol oranda bir gri palet ve bir fiske siyah-beyaz...





Zaman zaman bir İngiliz beyfendisi kıvamında efendileşen Galliano erkeği çoğu zaman asi ve modern bir züppe haline dönüşüyor.







Çoğu konuda sınır tanımadığı gibi plaj kıyafetlerindede sınır tanımayan Galliano cesur bir seçimle erkeğe hem tayt hem trunk giydirme çabasında...








Hikaye gitgide modernleşiyor ve Hollywood artistlerine özenli bir hale bürünüyor.Kat kat modasını ,bunun yanında transparan ve göbeği açıkta bırakan kıyafet trendini bu hikayede vurguluyor.Tabiki bu iş bir kaç kez bakılası vücutlara sahip mankenler için son derece kolay fakat bizim erkeklerimizin türk kasıyla imkansız.E zaten olmasında...


Erkek modasında siyah ,beyaz ve gri renklerini bir çok koleksiyonda görmeye devam edeceğiz ama emin olun sonraki postlarda gayet renkli erkeklerde çıkacak karşımıza.








Ve son olarak bir çok tasarımcının aksine podyumda tam bir manken edasında yürüyen müthiş deha John Galliano...
Bu huyunu çok seviyorum bir kez daha farklılığını gösteriyor çünkü...

Koleksiyon son derece arsız ve hikayelerle doluydu ama kahraman en sonda gözüktü.


Beğendim , bayıldım , paylaştım...

Buyurun bakalım..




















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

 
Fashion Blogs - BlogCatalog Blog Directory